Yazar: admin

Eğitimli Emeğin Değersizleşmesi: Bilginin Sefaleti 

Toplumun en temel yapı taşlarından biri olan eğitimli emek, bugün ekonomik ve ahlaki bir erozyonun tam ortasında yer alıyor. Üniversite mezunu olmak artık bir güvence değil; aksine, sistemin dışına itilmenin ön koşulu haline gelmiş durumda. Kamuda çalışan öğretmen, akademisyen, mühendis, doktor gibi kariyer meslek sahipleri, yıllardır enflasyonun altında ezilen maaşlarla yaşam mücadelesi veriyor. Bu durum […]

Devamı

Yönetici Egosu: Gücün Gölgesinde İnsan Kalabilmek

Yönetici olmak, çoğu kişi için başarı, güç ve prestijin simgesidir. Ancak yönetici koltuğuna oturmak, aynı zamanda görünmez bir tehlikeyi de beraberinde getirir: ego tuzağı. Bu tuzak, yöneticilerin farkında olmadan hem kendi kariyerlerine hem de ekiplerine zarar vermesine yol açabilir. Ego Nedir ve Yönetici İçin Neden Tehlikelidir? Ego, kişinin kendi benliğini algılama ve ifade etme biçimidir. […]

Devamı

Yapay Zeka Arenası: Gemini, ChatGPT ve Diğerleri Arasında Nasıl Seçim Yapılır?

Yapay zeka (YZ) artık filmlerde gördüğümüz uzak bir gelecek değil; günlük hayatımızın bir parçası haline geldi. E-posta yazarken, internette araştırma yaparken veya hatta bir görsel oluştururken bile yapay zeka destekli araçları kullanıyoruz. Peki, bu kadar çok YZ aracı varken, Gemini, ChatGPT ve diğer popüler yapay zeka modelleri arasındaki farklar neler? Hangi aracı ne zaman kullanmalıyız? […]

Devamı

Sessiz Koridorlar

Mehtap, kamu kurumunda on beşinci yılını doldurmuş, disiplinli çalışmasıyla bilinen bir memurdu. Evrakları zamanında işler, mesaiden bir dakika bile sapmaz, kurumun yükünü yıllardır sırtında taşırdı. Ama bir sabah, yeni şube müdürünün ilk toplantısında buz gibi bir cümle duydu: “Geçmişin hesabını soracağız. Herkes ayağını denk alsın.” İlk bakışta genel bir uyarı gibi görünse de Mehtap, bu […]

Devamı

Bir Vefat Üzerine: Sessizlik mi Saygı mı, Tartışma mı?

Bazen bir “hoşçakal” bile ortalığı karıştırmaya yeter. Kamuoyuna adanmış birisinin vefatının ardından, sadece birkaç kelimeyle veda etmek istedim. Mizahla yoğrulmuş bir bilgelik, sahici bir yürek görmüştüm ben onda. Ama o veda, bir çığ gibi büyüdü, kırgınlıkları, ideolojik uçurumları, kişisel öfkeleri önüne katıp sürükledi. Bir örgüt içindeki iletişim kanalında başlayan bu tartışma aslında çok daha derin […]

Devamı

İyilik ve Kötülük Arasındaki Mücadele

Bir zamanlar, uzak bir krallıkta, iyilik ve kötülük arasındaki mücadele her gün yaşanırdı. Krallığın zalim hükümdarı, halkına acı çektirir ve adaletsizce hükmederdi. Ancak, krallıkta yaşayan iyi kalpli insanlar, zalimin zulmüne karşı sessizce direnmeye çalışırlardı. Bir gün, krallığın en bilge kişisi olan yaşlı bir kadın, genç bir adamla konuşmaya başladı. Genç adam, zalime karşı iyilik yapmanın […]

Devamı

Üniversitelerin Özerkliği ve Ulusal Egemenlik: 23 Nisan’ın Anlamı

23 Nisan 1920, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve ulusal egemenliğin ilan edildiği önemli bir tarihtir. Bu tarih, halkın iradesinin ve katılımcılığın sembolü olarak kutlanmaktadır. Benzer şekilde, üniversiteler de bilimsel özgürlüğün, katılımcılığın ve demokratik yönetimin en yüksek olduğu kurumlardır.Üniversiteler, bilimsel araştırmaların özgürce yapıldığı, akademik özgürlüğün ve eleştirinin en yüksek olduğu kurumlardır. Bu özerklik, üniversitelerin bağımsız bir […]

Devamı

İyi Niyet

Sabahın erken saatlerinde, güneş yeni doğmuşken, iki kişi kahvaltı masasına oturdu. Masada taze poğaçalar, çıtır simitler ve sıcak çaylar vardı. Biri iştahla kahvaltısını yaparken, diğeri onu izliyordu. Poğaçasını ve simitini yerken, izleyen kişinin aklında bir soru belirdi: “Acaba kalan susamları ne yapacak?” Kahvaltısını yapan kişi, her lokmasını keyifle yerken, masada sadece birkaç susam tanesi kaldı. […]

Devamı

Türkiye’deki Rektörlük Seçimleri: Geçmişten Günümüze

Tarihsel Süreç Türkiye’de rektörlük seçimleri, Cumhuriyet’in ilanından bu yana çeşitli değişikliklere uğramıştır. İlk olarak 1946 yılında kabul edilen kanunla rektörlerin seçimle göreve gelmesi öngörülmüştür1. Bu dönemde rektörler, fakülte profesörler kurullarının yapacağı toplantılarla iki yıl için seçiliyordu(2). 1980 askeri darbesi sonrasında kurulan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile birlikte, 1981 yılında rektörlük seçimleri kaldırıldı ve rektörlerin atanması devlet […]

Devamı